ÜlkücüMilliyetçiTürkçüTürkeşÜlkü Ocaklarıdövizakpchpmhp
DOLAR
8,5770
EURO
10,1068
ALTIN
495,49
BIST
1.347
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
32°C
İstanbul
32°C
Az Bulutlu
Çarşamba Az Bulutlu
33°C
Perşembe Az Bulutlu
34°C
Cuma Az Bulutlu
34°C
Cumartesi Az Bulutlu
34°C
Değerli okuyucularım hatırlayacaksınız, 9 Temmuz 2021 tarihinde Zülfi Livaneli’nin Halk TV’de eski başbakanlardan Bülent Ecevit’e yönelik ağır tenkidleri üzerine hem devreye giren MHP Genel Başkanı Doktor Devlet Bahçeli, Bülent Ecevit ile ilgili övgülerle dolu bir beyanatta bulunmuştu. Biz de –bir MHP’li olarak- bu övgülere katılmadığımızı ifade etmiş ve ülkemizin değişik...
Fuat Yılmazer 15 Temmuz 1974 Kıbrıs’ta ihtilal oldu. EOKA cı Nikos Sampson Rum Milli Muhafızları ile beraber Makarios’a karşı darbe yaptı. Amacı Adayı Yunanistan’a ilhak etmekti. Bu durum Garanti Antlaşmasında imzaları bulunan Türkiye, İngiltere ve Yunanistan’ın anlaşmasına uymuyordu. Zaten 1963-1967 de Rumlar Kıbrıs Türküne jenosit uygulamıştı. Dünya da Rumların yaptığı...
MHP lideri Devlet Bahçeli Kıbrıs Barış harekatı ve geçtiğimiz günlerde yaptığı ziyaret mensebeiyle bir açıklama yayınlad: Milli ve tarihi haklarımız üzerinde kuşku uyandırmaya çalışan iç ve dış odakların uzun süreden beri estirdikleri husumet ve hıyanet rüzgârı hız kesmeden devam etmektedir. Türk milleti bu muhasım ve mütecaviz kuşatmaya misliyle mukabele ve...
Kemal Çopuroğlu Titreşir gökte üşüyen yıldızlar birer birer,  Zemheri üzerime buzdan bir yorgan serer.  Geceleri bir çocuk girer düşüme,  Fısıldar kulağıma  Kardan adam:   -Bana sarıl, üşüme…  Bindirir rüzgâr bizi zamânın tahta atına,  Uçurur, atar bizi bir yol çatına,  Mâzidir bu yol çatının adı,  Onunla dertleşmektir çocuğun murâdı…  Ve şimdi  Bir...

Bu topraklar bin yıldır Türklerin

Bu topraklar bin yıldır Türklerin

“ Türk Ocakları Genel Başkanı Prof. Dr. Mehmet Öz, Türk Ocakları Genel Merkezi’nde konuşmacı olarak katıldığı Ocakbaşı Sohbeti programında açılım, özerklik ve Kürt meselesi hakkında çarpıcı açıklamalar yaptı. „

Türk Ocakları Genel Başkanı Prof. Dr. Mehmet Özkonuşmasına Türk milletinin tarihi ve kültürel olarak çok derin bir geçmişe sahip olduğunu ve büyük bir medeniyet inşa ettiğini ifade ederek başladı. Kürt meselesi olarak adlandırılan meselenin özellikle son 30 yılda çok yakıcı bir hal aldığını ve PKK terörüyle hem ülkemizin hem de Ortadoğu coğrafyasının en önemli meselelerinden biri haline geldiğini söyledi. Uluslararası ilişkileri de yakından ilgilendiren bu meselenin sadece Türkiye’de değilyakın coğrafyalarda 4 parçalı bir sözde Kürdistan’ın kurulması planını da içerdiğini ifade eden Genel Başkan Öz, buna karşı Türk milletinin uyanık olması gerektiğini ifade ederek “Türk devleti 1000 yıldır bu coğrafyada vardı. Osmanlı’nın Devlet-i Ebed Müddet anlayışı da Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır’ sözü de bu anlayışın ürünüdür” dedi.

“Osmanlı Devleti Üniter Bir Devletti”

Günümüzde Kürt meselesi hakkında sürekli Osmanlı’dan verilen ve eyalet sistemine atıf yapılan hususlara da değinen Genel Başkan Öz, Osmanlı Devleti’nin üniter bir devlet olduğunu eyaletlerin merkezden atanan Beylerbeyleri ile yönetildiğini ifade etti ve “Osmanlı Devleti’nde hep bir kilimde on derviş uyur ama bir ülkede iki padişah olmaz” anlayışının hâkim olduğunu söyledi. Osmanlı Devleti’nin egemenliğin bölünmezliği ilkesiyle bir cihan devleti olduğunu ifade eden Genel Başkan Öz, Osmanlı’nın son dönemlerindeki gayri Müslimlerin ve diğer unsurların bağımsızlık hareketlerini örnek göstererek onların da önceleri bazı demokratik haklar istediklerini daha sonra özerklik talep ettiklerini ve en sonunda konjonktürü bulduklarında bağımsızlık istediklerini söyledi ve bugünü anlamak için bu tür örnekleri iyi tahlil etmek gerektiğini belirtti. Osmanlı’nın son dönemlerinde Doğu illerimizde bir Ermenistan ve Kürdistan kurulma planlarının olduğuna dikkat çeken Genel Başkan Öz, bugün bu planın tekrar uygulanmaya çalıştığını söyledi.

“28 Şubat ve Benzeri Etkileri Kırmak İçin Kurunun Yanında Yaş Yakıldı, Güçlü Orduya Sahip Olmamız Gerektiği Gözden Kaçırıldı”

Genel Başkan Öz, 2000 yıllarda ülkemizde yaşanan iktidar değişiminin ardından bazı meselelerin yanlış algılandığını, 28 Şubat ve benzeri süreçlere karşı önlem almak adına ya da bir “askeri vesayeti” kırmak adına ülkemizin bu coğrafyada güçlü bir orduya sahip olması gerektiği gerçeğinin göz ardı edildiğini ifade etti. “Kurunun yanında yaşı da yakarak iş olmaz, bunun hukuka da adalete de sığar yanı yoktur. Bizzat bir süre önce bu ülkenin Başbakanı tarafından “Orduya kumpas” kuruldu ifadesi farklı bir bağlamda kullanıldı. Bu gerçekten vahim bir durumdur” diyen Genel Başkan Öz, bir şekilde açılım ya da çözüm süreci başlatanların aynı zamanda ordunun elini kolunu bağladıklarını ifade etti.
“ Türkiye Kürt Meselesini Çözmeli ama bu PKK Önderliğine taviz vererek olmaz. Teröristle müzakereyi kabul etmiyoruz!”

Ülkemizdeki PKK meselesinin çözülmesi gerektiğini ancak bunun yolunun PKK ile müzakere ve tavizlerle olmayacağını ifade eden Genel Başkan Öz, bunun bölge insanını PKK’nın eline terk etmek anlamına geldiğini belirtti. Sürecin başında PKK’nın askeri gücünü çekeceği gibi ifadeler kullanıldığını belirten Öz, bunun gerçekleşmediğini de ifade etti. Sözde Çözüm Süreci ile Güney doğuda PKK’ya öncelik verildiğini ifade eden Öz, PKK’nın belediyeler ve bazı yapılanmalarla kendi düzenini kurduğun söyledi. Bu bağlamda Suriye politikalarımızın da çok yanlış olduğunu söyleyen Öz, PKK’nın siyaset olarak hem uluslararası hareket ettiğini hem de bölge şartlarını tahlil ederek bizzat bölücübaşının talimatlarıyla bölgedeki dindar unsura yönelin faaliyetlerde bulunduklarını, bunun da en bariz örneğinin yeni gerçekleşen “Demokratik İslam Kongresi” olduğunu ifade etti. “Artık PKK bölücülüğe İslam’ı da alet etmektedir” dedi.

Ülkemizde ciddi kimlik problemleri ortaya çıkarılmaya çalışıldığını ifade eden Genel Başkan Öz, ülkemizin 36’ya bölünmeye çalışıldığını “Türk, Kürt, Laz, Çerkez…” diyerek bu unsurların ayrılığının belirtilmeye çalışıldığını ifade etti. Kendi hatıralarından birini de aktaran Genel Başkan Öz, Doğu illerine yaptıkları bir ziyarette bölgede yaşayan bir tanıdık kimsenin nüktedan olarak “Siz de artık adınızı değiştirin Türk Ocağı değil “Bu Ocağı” yapın” ifadesini anlatarak sürekli kullanılan kimliksiz “bu millet” ifadesini de eleştirdi.

“Bu topraklarda bin yıldır Türk hâkimiyeti vardır”

Özellikle Bölge coğrafyası açısından konuşan Genel Başkan Öz, 1000 yıldır bu topraklarda bir Türk hâkimiyeti olduğunu söyledi. Akkoyunlular, Karakoyunlular, Artuklular, Safeviler gibi pek çok Türkmen unsurlu devletin Doğu ve Güneydoğu bölgelerimizde kurulduğunu ve bu coğrafyayı Türkleştirdiğini ifade eden Genel Başkan Öz, bu bağlamda Türklüğün ön plana çıkarılması gerektiğini ama Türklüğün kapsayıcı özelliğinin kullanılması gerektiğini söyledi. Bu noktada dış politikada aşırı bir biçimde Ortadoğu’ya bağlanmış bir durumda olduğumuzu söyleyen Öz, Türklük noktasında dış politik olarak Türk Dünyası alternatifinin etkin olarak kullanması gerektiğini belirtti. Güncel meselelere değinen Genel Başkan Öz, Ermeni meselesi, cumhurbaşkanlığı seçimi gibi konularda da görüşlerini ifade ettikten sonra konuşmasını sonlandırdı.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.